Renaud gerçeği göstermek için canından oldu, son anlarını meslektaşları anlattı: ‘Ateş etmeye devam ettiler…’

“Tanıdığımız başka savaş muhabirlerinin aksine, bizim adrenalin bağımlısı olduğumuzu düşünmüyorum. Tehlikeli haberler peşinde koşmuyoruz. Ama bir hikâyeyi anlatmayı kafamıza koyduğumuzda, o hikâyeyi anlatmak için her şeyi yapmaya hazırız.”

Brent Renaud, kardeşi Craig’le birlikte kurdukları ve dünyanın dört bir yanındaki çatışma alanlarındaki insanların yaşamlarına odaklanan belgesel filmlerle önemli ödüllere layık görülen Renaud Brothers şirketinin çalışma mantığını 2009’da verdiği bir röportajda bu cümlelerle özetliyordu.

Son olarak küresel mülteci krizine ilişkin bir proje üzerinde çalışmakta olan Renaud’un Ukrayna’daki savaştan kaçanların hikâyesini anlatma kararlılığı ne yazık ki hayatına mal oldu.

Renaud, dün Kiev’in hemen dışında bulunan Irpin’de ateş altında kalarak yaşamını yitirdi ve 24 Şubat’ta başlayan Rusya-Ukrayna savaşında hayatını kaybeden ilk yabancı gazeteci olarak kayda geçti.

Gazeteciler Koruma Komitesi verilerine göre, Ukrayna’da 1994 yılından bu yana görevi başında yaşamını kaybeden gazetecilerin sayısı 14 oldu. Rusya’nın işgali bbaşladığından beri ise ölen ikinci gazeteci Renaud. 1 Mart günü de Kiev’de bulunan televizyon kulesine düzenlenen saldırıda Ukraynalı gazeteci Yevheni Sakun yaşamını yitirmişti. Birkaç gün önce de Sky News muhabirleri Stuart Ramsay ve Richie Mockler, Kiev’in dışındaki bir mahallede vuruldu. Yaralı olarak ülkeyi terk etmeyi başaran gazetecilere daha sonra kendilerine ateş açanların Rusya’ya bağlı bir sabotaj grubunun üyeleri olduğu söylenmişti.

RUS KURŞUNUYLA ÖLDÜĞÜ DOĞRULANDI

Renaud’un ölümünü ilk olarak Irpin Emniyet Müdürü Andriy Nebitov duyurdu. Nebitov, Facebook paylaşımında “51 yaşındaki dünyaca ünlü bir muhabir bugün Irpin’de vuruldu. Bir başka gazeteci de yaralandı. Şimdi kurbanı savaş bölgesinden çıkarmaya çalışıyorlar. Elbette gazetecilik mesleği risklidir ama ABD vatandaşı Brent Renaud saldırganların ustalığını, gaddarlığını ve acımasızlığını göstermeye çalışmanın bedelini canıyla ödedi” dedi.

Emniyet Müdür Yardımcısı Oleksandr Bogay ise Rus güçlerinin yerel bir sivil tarafından kullanılan otomobile ateş açması sonucu Renaud’un başından vurulduğunu söyledi. Amerikan CBS News kanalı muhabirlerinden Debra Alfarone ise Twitter hesabından CBS News’ün Renaud’un Rus kurşunuyla öldüğünü doğruladıklarını duyurdu.

PBS’in ödüllü muhabiri Jane Ferguson ise Twitter’dan paylaştığı mesajında şöyle diyordu:

“Amerikalı gazeteci Brent Renaud’un cansız bedeninin bir battaniyenin altında yatmakta olduğu Irpin yakınlarındaki yol kenarı noktasından şimdi ayrıldım. O aşamada Ukraynalı sağlık görevlilerinin onun için yapabileceği hiçbir şey yoktu. Öfkeli bir Ukrayna polisi şunları söyledi: ‘Onların bir gazeteciye neler yaptığını Amerika’ya anlatın, dünyaya anlatın.'”

Brent Renaud’un hayatını kaybetmesinden birkaç saat sonra Irpin Belediye Başkanı Oleksandr Markuşin, şehrin gazetecilerin girişine kapatıldığını açıkladı. Markuşin, “Bu kararla hem onların hem de savunucularımızın hayatlarını kurtarmak istiyoruz” dedi.

Renaud gerçeği göstermek için canından oldu, son anlarını meslektaşları anlattı: Ateş etmeye devam ettiler...

Brent Renaud’un hayatını kaybetmesinden birkaç saat sonra Irpin Belediye Başkanı Oleksandr Markuşin, şehrin gazetecilerin girişine kapatıldığını açıkladı. Markuşin, “Bu kararla hem onların hem de savunucularımızın hayatlarını kurtarmak istiyoruz” dedi.

SON ANLARINI YANINDAKİ MESLEKTAŞI ANLATTI

Saldırı sırasında Renaud’un yanında olan ABD’li meslektaşı Juan Arredondo’nun o anlara dair anlattıkları da kan dondurdu. Kendisi de belinden vurularak yaralanan ve Kiev’de bir hastanede tedavi gören Arredondo, İtalyan gazeteci Annalisa Camilli’nin paylaştığı videoda şöyle diyordu:

“Irpin’deki ilk köprüyü geçtik. Ayrılmakta olan diğer mültecileri görüntüleyecektik. Bir araca bindik, birileri bizi diğer köprüye götürmeyi teklif etti, kontrol noktasını geçtik ve ardından üzerimize ateş açıldı.”

Aynı zamanda Columbia Üniversitesi gazetecilik bölümünde yüksek lisans dersleri veren Arredondo, “Bunun üzerine aracın sürücüsü geri döndü, ateş etmeye devam ettiler” derken Renaud’un boynundan vurulduğunu gördüğünü de açıkladı.

MÜLTECİLERİN DURUMUNU DÜNYAYA DUYURMAYA ÇALIŞIYORDU

Üzerinden çıkan 2015 tarihli bir basın kartı nedeniyle başta Renaud’un New York Times için çalıştığı zannedilse de gerçek çok kısa bir süre sonra ortaya çıktı. Önce erkek kardeşi Craig, Renaud’un “Tipping Point” isimli çok bölümlü TIME projesi için gittiği Ukrayna’da hayatını kaybettiğini bildirdi. (Craig, 10 yılı aşkın bir süre önce aile kurup çocuk sahibi olduğundan, savaş bölgelerine gitmeyi kardeşine bıraktığını da söyledi.)

Ardından TIME yetkililerinden de konuyu netleştiren bir açıklama geldi. TIME Genel Yayın Yönetmeni ve CEO’su Edward Felsenthal ile TIME ve TIME Studios Başkanı ve COO’su Ian Orefice’in imzasını taşıyan ortak açıklamada şu ifadeler yer alıyordu:

“Brent Renaud’nun ölümü nedeniyle mahvolmuş durumdayız. Ödüllü bir film yapımcısı ve gazeteci olarak, Brent dünyanın dört bir yanından en zor hikayeleri çoğu zaman kardeşi Craig Renaud ile birlikte ele alırdı. Birkaç haftadır TIME Studios’a ait küresel sığınmacı krizine odaklı bir proje için bölgedeydi. Kalplerimiz Brent’in tüm sevdiklerinin yanında. Gazetecilerin Ukrayna’daki süregelen işgali ve insani krizi güvenle haber yapabilmesi çok önemli.”

Renaud gerçeği göstermek için canından oldu, son anlarını meslektaşları anlattı: Ateş etmeye devam ettiler...
Craig ve Brent Renaud

OLAYLARI HEP DEZAVANTAJLI TOPLULUKLARIN GÖZÜNDEN ANLATIYORDU

Çalışmalarının geneline bakıldığında ortaya şöyle bir tablo çıkıyordu: Olayların sosyolojisine ve tarihine dair de derin bilgisi olmasına rağmen Renaud’nun işlerini özel yapan şey belgesellerinin çekimi için harcadığı sonsuz emekte ve konuştuğu kişilere gösterdiği sonsuz şefkatteydi. Renaud kardeşlerin filmleri sosyal meseleleri insanların içten portreleri aracılığıyla anlatmaya çalışıyordu.

Son projesine konu olan umutsuz koşullardan kaçıp başka ülkelere göç edenler ise Renaud için oldukça tanıdık bir konuydu. Renaud kardeşler daha önce ABD’nin sınır dışı ettiği Haitililerden Güney Amerika ülkelerindeki sefaletten ve tehlikeli koşullardan kaçan çocuklara birçok konuda eserler ortaya koymuştu.

Renaud’ların odağındaki diğer konular ise savaş, uyuşturucu bağımlılığı, çete şiddeti, evsizlik ve çevre felaketleriydi. Irak ve Afganistan savaşları, Haiti depremi ve Mısır, Libya ve Afrika’nın dört bir yanındaki radikal siyasi hareketleri dünya Renaud’ların sayesinde başka gözlerle görme şansı elde etti.

Renaud gerçeği göstermek için canından oldu, son anlarını meslektaşları anlattı: Ateş etmeye devam ettiler...
Beyaz Saray yakınlarındaki Lafayette Park’a bugün Renaud’u anan afişler asılarak uçuşa kapalı bölge çağrısı yapıldı

“ONUN İÇİN HİÇBİR ŞEY GERÇEKLERDEN DAHA ÖNEMLİ DEĞİLDİ”

The Washington Post’a konuşan bağımsız gazeteci ve film yapımcısı Christof Putzel, 15 yıldan fazladır tanıdığı, Meksika, Irak ve Mısır’da birlikte çalıştığı Renaud için, “Çok büyük bir kayıp. Sadece benim için, ailesi için değil, mesleğimiz için de büyük bir kayıp” dedi. Renaud’un insanlarla bağ kurmasını sağlayan insaniyetine ve empatisine vurgu yapan Renaud, “Herkese kendini rahat hissettiren, ona güvenip konuşmalarını sağlayan bir yanı vardı” diye konuştu.

Putzel, “Onun için hiçbir şey gerçeklerden ve hikayeden daha önemli değildi. Bu nedenle sürekli hayatını tehlikeye atardı. İşini bu derece önemserdi” ifadelerini kullandı.

Belgesel yapımcısı Jon Alpert ise Renaud’u çok eskiden tanıdığını, Irak ve Afganistan’da birlikte çalıştıklarını söyledi. Renaud’u “sıra dışı bir cesarete sahip gerçekten iyi bir adam” olarak nitelendiren Alpert, “İnsanların görmesi gereken şeyleri görüntülemek için canını ortaya koyardı” diye anlattı arkadaşı ve meslektaşını.

HİÇ KİMSENİN ANLATMADIĞINI ANLATIYORLARDI

Kardeşlerin alanın en kıymetli ödülleri arasında sayılan Peabody’e layık görülen “Last Chance High” (Son Şans Lisesi) projesi ise Chicago’daki bir okula odaklanıyordu. Duygusal bozuklukları bulunan ve diğer tüm devlet okullarından atılmış öğrencilerle dolu olan, müdürünün “hapishane, akıl hastanesi ya da şehir morgundan önceki son durak” olarak nitelendirdiği bu okulu büyük bir incelikle anlatırken Chicago’da son 10 yılda artan silahlı şiddete de farklı bir açıdan bakıyordu Renaud kardeşler.

Renaud kardeşlerin en güncel projelerinden biri de “Meth Storm”du (Metamfetamin Fırtınası). Doğum yerleri olan Arkansas eyaletindeki uyuşturucu krizine odaklanan bu belgeseli çekme nedenlerini Brent, Rolling Stone dergisine şu cümlelerle anlatmıştı:

“Kültürümüzde, sosyal medyada ve haber kanallarında uyuşturucu kullanan insanlara dair çok fazla yargılama ve analiz var. Bizim çalışmamız bu nosyona bir tepki olarak doğdu. Biz kendimizi birçok kişinin gidemeyeceği yerlere yerleştirip o karakterlerin kendilerini bize göstermelerine, hikayelerinin bağlamını ortaya koyup empati yaratmalarına çalışıyorduk.”

Brent Renaud, 13 Ekim 1971’de Memphis’te doğdu ve Little Rock Arkansas’da büyüdü. 1990’ların sonunda Columbia Üniversitesi Öğretmen Koleji’nden master derecesiyle mezun oldu. New York’ta yaşarken Downtown Toplum Televizyon Merkezi’nde belgesel çalışmalarına başladı. Kardeşi Craig de bir süre sonra yanına taşındı. Merkezin kurucularından Jon Alpert Renaud kardeşlerin kariyerinin başlangıcında önemli bir rol oynadı. 2019’da Harvard Üniversitesi Nieman Programı’nın katılımcılarından olan Renaud, Arkansas Üniversitesi’nde gazetecilik etiği dersleri veriyordu. Renaud kardeşler ayrıca Little Rock Film Festivali’nin de kurucularıydı.

“İLK GÜN ÇEKİM YAPARKEN AZ DAHA ÖLÜYORDUM”

Hikayeyi içeriden anlatmaya dair kararlılıkları, kariyerlerinin ilk başından itibaren Renaud kardeşleri hep riskli ortamlara sürükledi. Brent Renaud, 2013’te “Filmmaker” dergisine verdiği röportajda bu bağlamda önemli şeyler söylüyordu. Üniversiteden mezun olur olmaz Kamboçya’ya bir seyahat planladığını ve iki rakip başbakandan birinin sağ kolu bir generalle röportaj yaptığını anlatan Brent, şu ifadeleri kullanıyordu:

“İlk gün çekim yaparken kendimi şehrin yanlış tarafında yanlış oyuncularla birlikte buldum. İçinde olduğumu otomobil bir askeri kontrol noktasına daldı ve askerler ateş açtı. Az daha ölüyordum.

“Bir başka seferde bir çevirmenle birlikte bir motosiklete atlayıp önceden organize ettiğim bir röportaja gitmek için ormanın içine sürdüm. Ancak röportaj yapacağım kişinin halen 1970’lerde ülke nüfusunun üçte birini katleden komünist isyancı Kızıl Khmer’lerin kontrolündeki bir köyde yaşadığını fark etmemiştim. İşler o kadar kötüleşti ki seyahatimin başında arkadaş olduğum bir generalin silahlı bir birlik göndererek müdahale etmesi gerekti.”

Renaud, aynı röportajda, Kahire’de gösteri yapan Müslüman Kardeşler üyelerine uygulanan baskıyı görüntülerken bir grup zorbanın saldırısına uğradığını da anlatarak, “Sırf gösterileri çekmek için kameraları güvenle çantadan çıkarmak bile mümkün değildi. Ordunun taktiklerine uluslararası medyanın şahit olmasını istemeyen zorbalar tarafından iki kez saldırıya uğradık” diyordu.

Renaud, “Bir çatışmayı haberleştirirken oranın siyasetini ve oyuncuları anlamak önemli. Nerelerin ne zaman nispeten güvenli olduğunu bilmek zorundasınız” ifadelerini kullanıyordu.

Renaud kardeşlerin “Off to War” isimil 10 bölümlük dizisi de Irak’a gönderilen Arkansaslı askerlerin hikayesini anlatıyordu. “Off to War” Uluslararası Belgesel Birliği ödülünü almıştı.

Renaud gerçeği göstermek için canından oldu, son anlarını meslektaşları anlattı: Ateş etmeye devam ettiler...

Renaud kardeşlerin “Off to War” isimil 10 bölümlük dizisi de Irak’a gönderilen Arkansaslı askerlerin hikayesini anlatıyordu. “Off to War” Uluslararası Belgesel Birliği ödülünü almıştı.

“DAHA ÖNCE HİÇ BÖYLE BİR ŞEY GÖRMEMİŞTİM”

Daha önce Renaud’un New York Times için ürettiği çalışmaların editörlüğünü yapmış olan David Rummel da bu konuya değinerek çoğu zaman Renaud’ların güvenliği için endişelendiğini belirtti ancak “Gittikleri yerin sonuçlarının ne olabileceğinden bihaber değillerdi. Gereğinden fazla risk almıyorlardı” diye konuştu.

Meksika’daki çete üyelerinin çocuklarıyla ilgili videolarının, Renaud’ların çalışma tarzının çok net bir örneği olduğunu da belirten Rummel, “Daha önce hiç öyle bir şey görmemiştim. Başka hiç kimsenin anlatmadığı bir hikâyeyi anlatmak için zaman ayırmışlardı” dedi.

“BİZ KAYBOLMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Renaud’un belgeselini çektiği konulara olan yaklaşımı ona hareketlilik, esneklik ve nispeten filtrelenmemiş bir gerçekliği görüntüleme şansı sağlıyordu. Çoğu zaman tek bir konu üzerinde 1 yıldan fazla çalışıyor, büyük çekip ekipleri ya da dikkat dağıtan ekipmanlar yerine her şeyi kendi yapmayı tercih ediyordu. Filmlerinde fon müziği ya da dış ses de kullanmıyordu.

2007’de “American Cinematographer” isimli sektör dergisine “Mesele olan biteni neredeyse öznenizin bakış açısından görebilecek kadar yakınlaşmak. Biz ortadan kaybolmaya çalışıyoruz” diyordu.

Renaud’un ölümü üzerine Twitter’dan bir açıklama yapan Gazetecileri Koruma Komitesi, gazetecilere ve diğer sivillere yönelik şiddetin derhal sonlandırılmasını istedi. New York merkezli komitenin açıklamasında, “Böyle bir saldırı asla kabul edilemez ve uluslararası hukukun bir ihlalidir” ifadeleri kullanıldı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Boris Johnson DA sosyal medya hesaplarından Renaud için taziye mesajları paylaştı. Price, “Bu, Kremlin’in ayrım gözetmeyen eylemlerinin bir başka korkunç örneğidir” ifadelerini kullandı. Macron ise “Ukrayna’da ABD’li bir gazeteci öldürüldü. Ondan önce başkaları hedef alındı, öldürüldü, yaralandı ya da kaçırıldı” dedi. Johnson da “Putin’in Brent Renaud’u ve diğer masum sivilleri katleden barbarca eylemleri sadece Ukrayna için değil tüm insanlık için bir sınavdır” dedi.

The Daily Beast’in “‘They Kept Shooting’: American Journalist Killed by Russian Forces in Ukraine”, The New York Times’in “Brent Renaud, Crusading Filmmaker, Is Killed at 50”, The Associated Press’in “Acclaimed filmmaker Brent Renaud shot, killed in Ukraine”, TIME’ın “A Statement from TIME on the Death of Journalist Brent Renaud”, The Washington Post’un “U.S. journalist killed in Ukraine was known for his ‘innate humanity and empathy’” başlıklı haberlerinden derlenmiştir.

Related Posts

Denizli’de, JASAT takımları hırsızlık çetesini çökertti

Denizli’nin Kale ve Honaz ilçelerinde son 1 haftada gelen hırsızlık ihbarları grupları harekete geçirdi. M.D., A.B. ve S.Ç.’nin motorunun ve T …

Metin Külünk: Türkiye ve Suriye münasebetleri, temenni ederiz ki 2011 öncesine dönsün

AK Parti Merkez Karar ve İdare Şurası (MKYK) üyesi Metin Külünk, Türkiye ve Suriye hükümetleri ortasında görüşmeler yapılabileceği …

Tunceli’de ‘kuduz’ alarmı: Bir köy karantinaya alındı

Akdüven köyünde yaşayan bir üreticinin büyükbaş hayvanlarından biri telef oldu. Bunun üzerine Vilayet Tarım ve Orman Müdürlüğü takımlarınca …

Fatih’te damadın etrafında drift atan şoföre ceza yağdı

İstanbul Büyükçekmece’de tehlikeli hareketler kullanan şoför kaygı saçtı. 14 Ağustos günü yaşanan olayda, düğün konvoyu oluşturan araçlar …

Kumla çalışan klozet tasarlandı

İngiltere’nin başşehri Londra’daki Brunel Üniversitesi’nden yeni mezun olan genç mucit Archie Read, değişik bir tuvalet dizaynına imza attı …

Sadakataşı Gazze’ye acil yardım ulaştırdı

Sadakataşı Derneği, İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği akınlar sonrası bölgede sıcak yemek, besin, battaniye, yatak ve hijyen materyalleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.